Dead Island Detaylı Ön İnceleme
PS3 Oyun inceleme 5 sene önce 20 views 0

Dead Island Detaylı Ön İnceleme

Oyun piyasasında yakın gelecekte çıkacak oyunlar arasında belki de en çok beklenen oyun olduğunu düşündüğümüz Dead Island oyununu mercek altına almaya karar verdik. Dead Island’ı kim yapıyor, kim dağıtıyor, oyunun konusu ne, neler vaat ediyor, karakterleri hakkında bilgi ve daha fazlasını bu ön incelemede bulabileceksiniz. Oyunla ilgili nette ne varsa derledik, toparladık, eledik, özgün bir sunumla hazır ettik. Buyurun, keyifli okumalar efenim…

DEAD ISLAND Nedir, Kimdir, Yenir Mi?

Ada:Zombilerin Düğünü adlı yerli filmi izlemediyseniz çok şey kaybetmişsinizdir. Esprileri ve ara ara inceden gerilimiyle gayet başarılı bir yapımdır kendileri ve absürd başarıda tavan yapmıştır. Hele bir zombilere kendini feda etme sahnesi var ki filmde "Guiza'ya selam söyleyin" nidasıyla, diz çöküp "okçu" işaretini yaparak gülme devinimimi tavan yaptıran bir filmdir. Eğitim hayatımın önemli bölümünü Üsküdar'da geçirmiş biri olarak filmden bir replik daha sunarak incelememize geçmek istiyorum: Zombiyi hakladıktan sonra kurulan cümle "Biz üsküdar çocuğuyuz olum!" Neyse siz bulun bu filmi izleyin bi yerden, biz şimdi Dead Island'a geri dönelim. NedirDead Island hacım?
Yeni nesil zombi oyunudur kendileri, net üzerinde oyunun türü olarak Allah ne verdiyse yazmaktadır aksiyon-macera-rpg-shooter-fps-sanbox vb. gibi geride tür bırakmamacasına. Sandbox (oyun alanında istediğiniz yere hareket özgürlüğünüz olan) oyun alanına sahip, zombi konulu bir FPS Dead Island oyunu özet olarak.

Oyunun yapımcısı Polonya merkezli Techland firması, dağıtımcılığını ise Almanya merkezli Deep Silver firması üstlenecek. Amerika dağıtımında ise Square Enix devreye girecek. İlk olarak 2006 yılındaki E3 fuarında duyurulan oyunun son bir yıldır önemli derecede reklamı yapılarak satışa hazırlandığını söylemek gerek. “Peki, bu Techland firmasının daha önce yapımına imza attığı oyunlar neler?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Hemen cevaplayalım; Nail’d, Xpand Rally gibi vasat yarış oyunlarının yanı sıra Call of Juarez serisinin 3 oyununa da imza atmıştır bu şirket. Şöyle de cevaplayabiliriz, adam gibi tek oyunu olan Call of Juarez’i, Bound in Blood alt adlı 2. Oyunuyla zirveye çıkartıp serinin adını The Cartel adlı 3. Oyunla yerin dibine sokan dengesiz bir firmadır Techyard. Dağıtımcı koltuğunda oturan Deep Silver’ın ise popüler kültürde öne çıkan öyle çok başarılı bir yapımı dağıtmışlığı yoktur ama önemli hayran kitlelerine sahip yapımların dağıtımcılığını yapan, nispeten başarılı bir şirkettir.

Oyunun Konusu ve Abidik Gubidik Bilgiler

2011 yılı başında oyunun resmi duyurusu olarak yayınlanan bir trailer var ki kısa film ödülü bile aldı Cannes’da. İşin ilginci duyurulduktan sonra (2006 yılı) çıkması gereken yıldan (2008 yılı) sonraki 2,5 yıllık sessizliğin ardından yayına verilen bu duyuru videosu ilgi ve oyundan beklenti bağlamında beklenenin üstünde etki yarattı. Projenin ürün müdürlerinden olan bir zat ise “oyunla tüketici arasında duygusal bağ kurmak için çekildi video, oyun bundan farklı olacaktır, çocuk zombi kullanmadık, dram olarak bir Heavy Rain de değil bizim oyunumuz ama hikâyenin geçmişini iyi kurgulayacağız zombiler gökten düşmüş gibi olmayacak” korkak cümlesini sarf etti ve hatta oyun kelimesini de kullanmadı ürün kelimesini kullandı.

CANNES'DA ÖDÜL ALAN TANITIM VİDEOSUNA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN…


 


Gelgelelim oyunun hikâyesine; ilk duyurulduğunda aktarılan hikâye kız arkadaşımızla tatile giderken bir ada yakınlarında okyanusa düşen uçak sonrasında adada kimsenin olmamasını ve ardından zombilerin oluşumuna neyin sebep olduğunu anlamaya çalışırken, kız arkadaşımızı bulana kadar zombilerin bizi yememesini sağlamak idi. Bu sene başında yayınlanan video ile konu tatilini geçirmek için Bonai adasındaki Royal Palm Resort Hotel’e gelen ailenin dram ve umutsuzluk dolu hayatta kalma mücadelesi olarak yansıdı bizlere. İşi yanlış enformasyonlardan ve duygu aldatmacasından ayırıp dillendirirsek oyunumuzun konusu şu oluyor, Bonai adasındaki yazlık tesiste bir nedenle insanlar zombileşiyor ve biz yaşam mücadelesi veriyoruz. Bu tanımlamayla oyunu sıradan, ilgi çekmeyecek bir hale indirgedim yapımcılar görmesin.

Bu noktada aktarmamız gereken bilgi ise internet üzerinden mini dizi olarak yayınlanan Dead Nation kısa filmleri. Oyun öncesinde hikayeyi bilmek, kurguyu öğrenmek ve oyuna bağlanmak adına çok da başarılı bir yöntem (Mortal Kombat da uygulamıştı oradan biliyoruz). Dead Island: Secret Origins olarak arattırıp önce teaser bölümünü ardından da 2-4 dk süren diğer bölümlerini izleyebilir, bölümler yayınlandıkça da takip edebilirsiniz. Ayrıca eğer oyun gerçekten başarılı olursa tam bir fenomene dönüşeceği kanısındayım ki oyunun kitabı da roman olarak hazırlanmakta.

Bonai adası deyip durduk yukarıda, gerçekte var böyle bir ada ve Papua Yeni Gine yakınlarında, okyanusta bir ada lakin oyundaki ada yerleşke olarak tamamen kurgusal. Palm Resort Hotels de merkezi Amerika’da olan bir tatil otelleri, tatil tesisleri, tatil köyleri vb. tatil unsuru barındıran mekânları olan, dünyanın her yanına kapitalist ağlarını örerek çöreklenmiş bir şirket ki bir otelleri de bizim Kemer’de bu arkadaşların ve hatta oyunun ekran görüntülerindeki mekân bizim Türkiye’de olan versiyonunu da oldukça andırmakta diyenler var (ben diyenin yalancısıyım).

Ahan da kafası yarıldı! – Ne koydun la kafana!

Oyunumuzun kısaca FPS olduğunu belirtmiştik ama bir türlerle ilgili bir tanım kargaşasından da nasibini aldığını belirtmiştik, şimdi bu durumu izah edelim. Sandbox, open world ya da açık dünya dediğimiz tarzda bir oyun, yani oyun içerisinde istediğimiz gibi gezinebileceğiz mekânda. RPG öğeleri ise zombileri tamamen öldürdüğümüzde hanemize işleyen yetenek puanlarının bize sağladığı ne bileyim vücut dayanıklılığı, hız ya da yeni silah vb. güzellikler için dillendiriliyor. Bunun haricinde zombi olur da aksiyon ve macera olmaz mı, hem de en ketçaplısından olur. Bir de malum hayatta kalmak gibi bir durum söz konusu bu da “survival horror” demek İngilizcede ki oyunu ifade etmek için kullanılan tüm tarzları da aktardık böylece.

Oyunun teknik özelliklerine gelirsek Call of Juarez Bound of Blood da kullanılan Chrome Engine 4 motorunun yeni versiyonu Chrome Engine 5 kullanılmakta. Çevreyle etkileşimin maksimum düzeyde olacağı söyleniyor. Metroda sizi kovalayan zombilerden kaçtınız, merdivenleri çıktınız, orda bir çöp varili mi gördünüz hemen merdivenden aşağı yuvarlayabilirsiniz ya da dar bir otel koridorunda silahsız olarak yakalandınız duvardan yangın tüpünü alabilirsiniz ya da silah olarak kullandığınız bir sopanın ucuna sivri başka nesneler ekleyebilirsiniz. Bir de kademeli hasar etkisi diye bir şey geliştirmiş yapımcılar ki zombiye vurduğunuzda önce derisi zedeleniyor, ardından iç organları zedeleniyor ve ardından vurduğunuz bölge parçalanıyor gibi vuruş hissini ve gerçekçiliği arttıran aynı zamanda oynanışa de görsellik katan bir özellik olması sebebiyle dikkat çekiyor. Oyunun 4 oyuncuya kadar destekli online co-op desteği bulunmakta.

 

Dead Island Co-op desteğiyle beraber bir XBOX360 özel oyunu olan Left 4 Dead’a olan benzerliği öne çıkabilir. Oyunun pek çok başka özelliği de Left 4 Dead’a benzemekte (zombilerin toplu saldırısı, farklı zombi tiplerinin özel adları, farklı zombi tiplerinin farklı zekâ düzeyleri vb.) lakin atmosfer, ortam ve görsellik olarak Dead Rising’i andırmakta. Bizce, bize sunulan görseller, videolar sahte değilse, atmosfer ve çevre anlamında çıtayı oldukça yukarı çekecek Dead Island. Malum Left 4 Dead online ve çoklu oyuncu modu üzerine inşa edilen grafiği neredeyse es geçilen bir yapımdı, Dead Rising ise tam anlamıyla aksiyonu veremiyordu ki Dead Island’ın eğer ciddi bir satış yakalama gayesi varsa bu çıtanın üstüne çıkması zaten şart.

TEK SAYFA HALİNDE GÖRÜNTÜLEMİYORSANIZ, YAZIMIZIN İKİNCİ SAYFASINA GEÇMEK İÇİN "SONRAKİ" LİNKİNE TIKLAYIN…



Hıristiyan Mahallesinde Kandil Simidi Satılmaz Arkadaşım

Oyunun pazarlama kısmıyla alakalı da biraz bilgiler vereyim size. Dead Island’ın logosunun Kuzey Amerika’da RTÜK mantığıyla inceleme yapan kurumlarca (ESRB gibi) değiştirildiği bilgisini verelim. Dünyanın geri kalanında asıl logosuyla yani palmiye ağacı önünde Dead Island yazısı ama “I” harfi yerine ağaca asılmış bir ceset olan logo kullanılacak ama Amerika’da “I” harfi yerine ayakta duran bir zombi figürü konulan yeni logo kullanılacak. Oyunun 18+ etiketiyle çıkacak neredeyse tüm dünyada lakin neredeyse uçan sineği sansürleyecek Avustralya’da 15 yaş etiketiyle çıkmasına izin verilmiş olmasına çok şaşırdık açıkçası (kaynak Wikipedia’dır ve wiki de teyide muhtaçtır, hata varsa bu bilgide özür dileriz ki bizce hata var zira oyun sansürünün bayrak direğidir Avustralya). Oyunun 18+ ibaresiyle M (yetişkin) etiketiyle notlandırılmasının sebepleri olarak gösterilen unsurlar; yoğun şiddet, kan, argo, madde bağımlılığı, cinsellik içeren unsur ve alkol kullanımı olarak sıralandı yetkililerce.

Oyunu ön siparişle alanlara ise “Kan Banyosu Arenası” adlı indirilebilir içerik hediye edilecek. Normalde bu içeriğin oyun çıkışından bir ay sonra ücretli olarak satılması planlanıyor. Bu içerikte seçtiğiniz karakterle, bulunduğunuz arenada (en az 4 ayrı arena olacağı söyleniyor) üstünüze sağdan soldan gelen zombi sürüsünü bertaraf ederek hayatta kalmaya uğraşıyorsunuz. Bu arenada aldığınız yetenek puanlarını ise hikaye moduna taşıyabileceksiniz diyor yapımcılar.

Takvimler 2007 yılını gösterdiği zamanlardan beri adını bildiğimiz Dead Island oyunu için 2011 yılı nihayet boy gösterebildiği yıl oldu demiştik ve yılbaşında yayınlanan videosunun Cannes’da ödül aldığını söylemiştik (Film festivalinde değil, Uluslararası Yaratıcılık Festivali var orda aldı ödülü. En iyi internet filmi ödülünü aldı.) oyun E3’de de epey ödül alıp bir o kadarında da aday gösterilme başarısını gösterdi ki E3 başarı listesi şu şekilde.

Ödüller
Co-Optimus E3 2011 Co-Op Game of Show (en iyi co-op)
GamesRadar E3 2011 Most Valuable Game Award (en değerli oyun)
GamesRadar Best of E3 2011 Winner: Most Satisfying Gore (en tatmin edici oyun)
GotGame Best of E3 2011 Winner: Best Use of Zombies (en iyi zombi motifi)
GamerNode Best of E3 2011 Winner (E3’ün en iyisi)
RipTen Best of E3 2011 -Best Zombie Game (en iyi zombi oyunu)

Adaylıklar
X-Play Best of E3 '11 Nominee -Best Action/Adventure Game (en iyi aksiyon macera oyunu)
GameTrailers Best of E3 Nominee – Best New IP
Machinima Best of E3 Nominee – Best Original Game (en iyi yeni fikirli oyun)
VGChartz Best of E3 2011 Nominee

Oyunun Karakterleri ya da İyi, Kötü ve Tipsiz

Oyunda seçebileceğimiz 4 karakter var öncelikle bu arkadaşları tanıttıktan sonra oyundaki zombi türlerinin de basına duyurulanlarını irdeleyeceğiz sizler için.

XIAN MEI

Çin’li bir ailenin kızı, doğduğu ve yetiştiği Çin’in dışına ilk kez Royal Palm Resort’da çalışma fırsatı karşısına çıktığında farklı insan ve kültürleri tanıma amacıyla çıkmış. Hızlı öğrenen ve zeki bir karaktere sahip ve ayrıca spor tutkunu ki çok kıvrak ve dengeli hareket edebiliyor. Otel resepsiyonunda görevlendirilmeden önce pek çok basit, küçük ayak işinde çalışmış otelde. Resepsiyonda çalışması dünyayı gezme düşünün bir öncülü olarak dünyanın çeşitli yerlerinden farklı kültürlerde insanlarla arkadaşlık kurabilmesi için inanılmaz bir fırsattı onun için…

Xian Mei’de bunu düşünüyordu ama adadaki dünya onu kapana kıstırmadan önce…

SAM B

Şöhret merdiveninin basamaklarını hızla tırmanan başarılı bir rapçi (MC diyoruz biz rap dilinde) dillerden düşmeyen şarkısı “Who Do You Voodoo” isimli (yahu kelime oyunu yapacağız diye böyle salakça şarkı mı olur) şarkısıyla bir mini konser vermek için Palm Resort Oteline gelmiş. Güçlü, kendinden emin, biraz dik başlı ve gururlu bir kişilik sahibi olan Sam B’nin geçmişinde ise alkol ve uyuşturucu gibi sorunlar bulunmakta; kötü arkadaşlar, çapsız akıl verenler de cabası.

Nakit para kazanacağı ufak bir iş için geldiği bu mekânda hayatta kalma mücadelesi verenler safında yer alacağını nereden bilecekti ki!

LOGAN

Eski bir Amerikan futbolu yıldızı Logan; hayatını istediği gibi sürdürebilecek kadar para kaznaan, geleceği çok parlak olan bir oyuncuyken sorumsuzca giriştiği sokak yarışında yaptığı kaza sonucunda hayatı mahvolmuş biri artık. Öyle bir kaza ki hem genç kız arkadaşının hem de çarptığı yayanın ölümüne sebep olan Logan dizini de bu kaza ile parçalayarak spor hayatına da noktayı koymuş. Peşindeki insanlardan, sıkboğaz eden çevresinden ve medyadan uzaklaşmak adına Banoi’nın sıcak sularını, kızgın kumlarını ve hatunlarını bir rahatlama aracı olarak düşlemiş…

Nerden bilecek ki bu düşün onu içinden çıkılması imkânsız bir kâbusa sürükleyeceğini?

PURNA

Avustralya Sydney’de yaptığı görevine, kanunu yollardan para ve nüfuz sahibi olduğu için ilişilemeyen bir çocuk tecavüzcüsünü sinirlerine hâkim olamayıp öldürdüğü için son verilen eski bir polis memuru Purna. İşine son verildikten sonra ise dünyanın çeşitli bölgelerine pek çok kişinin özel yakın koruma görevinde bulunmuş.

Adadaki cehennem ortamında hayatta kalma ihtimali en yüksek olan karakter olarak gözünüze çarpan kişi Purna olabilir fakat VIP koruması olarak yaptığı görevlerde zengin yaşlıların onu tercih etmelerinin sebebini yeteneklerinden ziyade güzel görünüşü olarak açıkladığımızda işin rengi beyazdan griye döner herhalde…

Oynanabilir karakterlerimizi, kahramanlarımızı tanıttıktan sonra sırada zombiler var. Oyunun zombilerini iki başlığa ayırarak incelemekte fayda var. İlk olarak sıradan, rutin zombiler ki virüs kaparak zombnileşen insanlar ve hayvanalrdan bahsediyoruz. İkinci olarak ise mutasyona uğramış virüslerden enfekte olarak zombileşenler var ki bunlara özel zombiler diyelim. Normal zombiler için üç tip belirlenirken özel zombiler için şimdilik dört tip duyuruldu. Özelleri aşağıda incelemedn önce normal zombileri kısaca tanıtalım. Yavaş hareket edenler (taşıyıcılar- vassels), hızlı hareket edenler (bulaştırıcılar – infected) ve de mini boss kıvamında zombiler bu sınıfın üyeleri. Bu çerezlerden sonra geçelim özel zombileri incelemeye.

Psiko-Deli Zombi – (The Raw)

Muhtemelen akıl hastanesinde tedavi altındayken virüse maruz kalan bu dev arkadaşımızn üstündeki deli gömleği ve sağı solu ısırmaması adına kafasında bulunan maske ile üzerimize koşarken yerin sallandığını hissedebiliriz herhalde. Dev cüssesiyle bizi devirmek için bıkmayacak bir takipte olacak bu arkadaşımızı rahat ilerlemek için öldürmek zorunda olacağız. Bize Resident Evil 3’ün efsanesi Nemesis’i hatırlattı biraz. Ha unutmadan madem bu kadar güçlü nasıl öldüreceğiz diye soran arkadaşlarımıza sırtında bir zayıf noktası bulunduğunun haberini verelim.

Kasap (The Butcher)

Kısa boylu, çevik ve elleri kol kemiğine kadar vücudundan ayrılmış bu yaratığın kollarının sivri hali ona Kasap adının takılmasında etkili. Bu noktada bir dini gönderme yapmak istiyoruz ki Yec’üc-Mec’üc tasvirine ne kadar da benziyor değil mi?

Boğaç (The Drowner)

Zombileriniz Left 4 Dead’den çalıntı suçlamalarına maruz bırakan zombidir görünüş ve fonksiyon itibariyle. Vücudundaki aşırı su miktarı bünyesine elastikiyet kazandırırken yakın dövüşten ziyade ateşli silahlarla kendisine zarar vermek mümkündür.

Canlı Bomba (The_Suicider)

Vücudu kaptığı virüse tam adapte olamamış zombiler ki dokunsanız patlayacak kabarcıklarla dolanıyorlar ortalıkta, hem de istediklerinde bu kabarcıkları patlatarak kendileriyle beraber çevrelerindekileri de öldürebiliyorlar. Aradaki mesafeyi korumadan saldırmak gafletinde bulunursanız kendisiyle beraber sizin de ölümünüze sebep olacak bu zombiler saldırı stratejisi anlamında en çok zorlayacak tipteki zombiler olacak belki de.

God of War {God of War}